Ne Kadar Erken, O Kadar İyi – Mi?

Gökdelenlerin temellerinin daha uzun ve sağlam atılmasının bir sebebi vardır. Bir gökdelen yapacaksanız, hemen sonuca ulaşabilmek için temeli es geçmenin sonuçları olur.

Aslında durum, eğitimde de farklı değildir.

Ana akım anlayış, temeli es geçip, 4 yaşından itibaren bilişsel zihne odaklanan bir eğitimi teşvik ediyor, bu da aklımızı karıştırıyor olabilir. Zihninde yaşayan,  duygusal boşlukta, öz-iradesi gelişmemiş, bir işi zorunlu olmadıkça başlatamayan ya da kararlılıkla tamamlayamayan, hayatına yön ve amaç veremeyen pek çok genç insan ve yetişkin görmemizin sebebi muhtemelen bu anlayış…

NÖROBİLİMSEL ALANDAKİ YENİ ARAŞTIRMALAR ŞUNLARI AÇIKÇA ORTAYA KOYUYOR:

Beynimizde, duyular, duygular ve bilişsel zekadan sorumlu merkezler birbirinden ayrı çalışan organizasyonlar değildir.

Ve her birinin gelişimi diğerini etkiler.,

Erken dönemde sağlıklı duyusal ve duygusal gelişim, sağlıklı yetişkinliğin ve gelişmiş bilişsel zekanın temelidir.

Sağlıklı Duyusal Gelişim, güven, öz-irade, harekete geçebilme, kararlılık, fiziksel sağlık, hayatta yerini yönünü bulabilme;

Sağlıklı Duygusal Gelişim,dayanıklılık, esneklik, gelişmiş duygusal zeka, duygusal denge, yaratıcılık, öz-değer demektir.

Ve bu ikisi, bilişsel zekadan ayrı değildir. Bunların sağlıklı gelişimi, bilişsel zeka gelişimini de güçlendirir.

Duyu ve duygu gelişiminin en aktif olduğu ilkokul döneminde, bilişsel zeka kadar duyu ve duyguların gelişimini de destekleyen bir eğitim, çocuğun tüm güçleriyle gelişimi ve sağlıklı bir yetişkin olması için büyük önem taşır. Bu üçlüden herhangi birine zamansız ve oransız odak verilmeden, doğru zamanda, doğru girdilerle çocukların bütüncül gelişimi desteklenmelidir.

Dr. Regalena Melrose’un, Waldorf pedagojisinin bu gelişim sürecine uyumlu şekilde, her birini nasıl doğru şekilde uyardırdığını ve geliştirdiğini nörobilimsel açıdan anlattığı yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir